Amerika’da Trump karşıtı protesto eylemleri

Amerika’da halkın Trump yönetiminin ırkçı politikalarına yönelik protesto eylemlerini sürdürmelerine paralel olarak iki federal yargıç, Trump’ın imzaladığı fermanın yürütmesinin acilen durdurulması yönünde karar verdiler.

Amerika’da halkın Trump yönetiminin ırkçı politikalarına yönelik protesto eylemlerini sürdürmelerine paralel olarak iki federal yargıç, Trump’ın imzaladığı fermanın yürütmesinin acilen durdurulması yönünde karar verdiler. Newyork ve Dallas’ta yayımlanan bu iki karara göre Amerika’ya yasal vize ile giren 7 İslam ülkesinin vatandaşları, ya da daimi ikamet tezkeresi olan ve Amerika havalimanlarında gözaltına alınan veya bekletilen insanlar Amerika’ya giriş yapabilecek. Gerçi bu iki kararda Amerika’da daimi ikamet tezkeresi olan ve Green Card olarak anılan ikamet belgesine veya muteber vizeye sahip olan ve hala Amerika dışında bulunan binlerce kişinin kaderinin ne olacağına işaret edilmiyor.

Amerika’nın yeni Başkanı Donald Trump’ın imzaladığı ve yedi İslam ülkesinin vatandaşlarına Amerika’ya bir kaç aylık giriş yasağı getirdiği karar, İran, Irak, Suriye, Yemen, Somali, Sudan ve Libya’da 130 milyon insanı mağdur ettiği anlaşılıyor. Trump’ın bu kararından çağdaş tarihte en geniş kapsamlı göç yasağı şeklinde söz ediliyor. Nitekim şimdiye kadar hiç bir ülke bunca insana sırf milliyetleri yüzünden böyle bir yasak uygulamamıştı. Oysa Amerika adında bir ülke son dört asırda dünyanın dört bir yanından bu topraklara göç eden çeşitli dini ve etnik gruplara ve ırklara mensup olan insanların bir araya gelmesi ile kurulmuştur. Ancak şimdi Amerika’nın yeni yönetimi başka ülkelerin vatandaşlarına karşı ayrımcı bir politika uygulamaya başladığı gözleniyor. Fakat bu uygulama aynı zamanda Amerika’nın iç ve dış yükümlülüklerine aykırı olan bir uygulamadır.

Amerika’da Trump’ın bu karara imza atmasından bir kaç saat sonra yüzlerce insan hiç bir haklı gerekçe gösterilmeksizin ABD havalimanlarında gözaltına alındı, oysa bu insanlar Amerika topraklarına giriş yapmak için yasal izni vardı veya Amerika’da ikamet tezkeresi elinde bulunan kişilerdi.

Bu arada Newyork ve Dallas federal mahkemeleri bu uygulamanın illegal olduğuna karar vererek uygulamanın derhal durdurulmasını istedi.

Şimdi gerçi bu kararlarla Amerika havalimanlarında sıkıntıya düşen yüzlerce kişinin sıkıntısı gideriliyor, fakat Amerika’nın uluslararası yükümlülüklerine yerine getirmeme durumu da olduğu gibi yerinde duruyor. Amerika uluslararası konvansiyonlara göre sorumlu kurumlarca sığınmacı olarak kabul edilen insanları kabul etmek zorundadır. Bu arada beyaz saray, Amerika’nın dünyanın dört bir yanındaki büyükelçilikleri ve konsolosluklarına müracaatta bulunarak Amerika vizesini alan insanlara karşı yasal ve ahlaki bakımdan sorumludur. Oysa bu sorumluluğun gözardı edilmesi Amerika yönetiminin insanların kaderine yönelik duyarsızlığını yansıtır. Gerçi Trump bu uygulamayı Amerika’nın güvenliğini yabancı uyruklu teröristlere karşı yürütme kararı aldığını ileri sürüyor, fakat Trump’ın bu iddiada samimiyeti şaibelidir, çünkü Amerika’nın açıkladığı ülkelerin listesinde tekfirci IŞİD terör örgütüne destek veren ülkelerin adı yer almıyor.

Gerçekte Trump’ın beyaz saraya girdiği günden beri geçen ilk günlerde izlediği politika, Amerika’nın çeşitli iç ve dış arenalardaki yükümlülüklerine aykırıdır. Amerika Trans Pasific serbest ticaret anlaşmasından tek yanlı olarak çekildi ve yine milyonlarca müslümanın Amerika topraklarına girişini yasakladı. Trump ayrıca Paris iklim konvansiyonundan da çekilme tehdidini savurdu. Bu karar sadece Amerika halkını değil, dünya genelinde milyonlarca insanın kaderini ve sağlığını olumsuz yönde etkileyecektir. Bu yüzden Trump’ın işbaşına geldiği günden beri dünya genelinde Amerika ve yeni Başkanı Trump’a karşı nefret dalgasının yükselmesine şaşırmamak gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.