Suudi Arabistan rejimi 2015 yılının Mart ayından itibaren BAE gibi kendi yandaşları ile birlikte mazlum ve savunmasız Yemen halkı aleyhinde zalimane bir savaş başlatmış bulunuyor.Batı ülkeleri de BAE ve Suudilere sundukları çeşitli lojistik, istihbarat ve askeri desteklerle bu savaşta büyük payları olmuştur. Nitekim batılı ülkeler Arabistan ve BAE ile askeri, ekonomik, ticari ve silah satışı alanlarında yakın ilişkilerde bulunmakla bayağı çıkar elde ediyorlar.
AP bazı batılı devletlerin şimdiki tutumuna karşı bir adım atarak geçen perşembe akşamında bir kararnamede sivillerle ilgili yasaların çiğnenmesini ve Yemen savaşının devam etmesini kınayarak bu ülkeye uygulanan ablukanın kaldırılması ve Suudi koalisyonuna üye ülkelere silah ve mühimmat satışının önlenmesini istedi. Avrupa’nın bu yasama kurumu Arabistan’dan derhal Yemen savaşına son vermesini istediğinin yanı sıra BAE’ye internet kontrol cihazları, silah, mühimmat ve teknoloji ekipmanı satışı için yaptırım çağrısında bulundu. AP’nin bu açıklaması öyle bir durumda yayınlanıyor ki Yemen savaşında batılı ülkelerin Suud rejimi ve müttefiklerine silah satmaları hala devam ediyor. Avrupa ülkeleri arasında Suudilere silah satmada en büyük pay İngiltere’ye aittir. Yemen savaşının ilk 2 yılında Londra 4 milyar 600 milyon Pound değerinde Arabistan’a silah satmış ve Suudi Arabistan’ın işlediği savaş suçlarının kapsamlı kanıtlarına rağmen, İngiliz hükumeti Riyad’a silah satma izinlerini arttırmıştır. Bu mesele İngiltere’nin içinde de karşıt görüşlerle karşılaştı. İşçi partisi lideri Jeremy Corbyn Yemen savaşında Londra’nın silahlandırıcı rolünü eleştirerek şöyle dedi: Britanya yönetimi Yemen halkının kederlerine son vermek için Arabistan’a silah satışını durdurmalıdır.” Almanya da son zamanlarda Suudi Arabistan’a dört topçu sistemi satmayı kabul etti. İspanya 2015’den 2017 yılına kadar 932 milyon Euro tutarında Arabistan’a silah satmasının yanı sıra , bir milyar 235 milyon Euro değerinde Arabistan’a silah satmayı onayladı.
İtalya da aynı tempo ile mazlum Yemen halkının başına düşen bombaları satmaya devam ediyor. Yemen savaşının felaket boyutları hakkında uyarılara rağmen, bazı batı ülkeleri mütecaviz Suud koalisyonuna çeşitli askeri ve lojistik desteklerini sürdürüyorlar. Yemen’de sivillerin ve yerleşim merkezlerin Suud koalisyonu savaş uçaklarının bombalamasına ilişkin farklı raporların yayınlanmasına rağmen, insan haklarını savunma iddiaları taşıyan batı ülkeleri, kendi ülkelerinin içinde bu konuya dair artan muhalif seslere rağmen yine de BAE ve Arabistan’a silah satma tutumunu değiştirmemiştir. Avrupalılar dahil Batıların Suudi Arabistan’a karşı bakışları araçsal ve çifte tutumlu bir bakışı yansıtıyor. Pek çok Avrupa ülkesi Suud rejiminin korunmasını onların bölgesel ve stratejik çıkarları doğrultusunda olduğu nedeniyle bu rejimin işlediği cinayetlere bakmadan hem kendi ilişkilerini onunla sürdürüyor ve hem Suudi Arabistan için en önemli siyasi ve askeri destekçi konumunda önemli bir rol ifa ediyor.
Siyaset meseleleri uzmanı Barbara Valey’nin dediğine göre ABD ve Britanya Yemen’de savaş suçları ve felaketinin sorumlularıdır. Şüphesiz sürekli bir lojistik akışı olmaksızın, Suudi koalisyonu Suudi Arabistan ve BAE’nin hava kuvvetlerine bomba ve füze göndererek Yemen halkına karşı Suudi koalisyonunun acımasız bombardımanına devam edemeyecektir.Bütün sivil yerleşim bölgelerinin hedeflenmesini de içeren bu bombalama, zaten Yemenli binlerce insanın ölümüne ve yaralanmasına ve bu yoksul Arap ülkesinde yaygın tahribata neden oldu. Suudi Rejiminin Yemen aleyhine başlattığı savaş, siyasi, ekonomik, askeri ve sivil alanlarda Suudiler için ağır masraflar getirmiştir. Suudi Arabistan Muhammed Bin Selman’ın baş rolünde olduğu maceracılık hevesiyle Mart 2015’ten beri Yemen’e karşı amansız bir saldırı başlattı. Öyle bir saldırı ki Riyad hala arzu ettiği hedeflerine ulaşamamıştır. Bu savaş binlerce sivil insanın ölmesine, milyonlarca Yemenli’nin kıtlığa ve açlığa maruz kalmalarına ve kolera gibi hastalıklarla karşı karşıya kalmalarına sebep olmuştur.
