48. Hazar denizi kıyıdaş ülkeleri çalışma grubu oturumu bugün Bakü’de başladı.
İran İslam Cumhuriyeti Asya ve Okyanusyu işlerinden sorumlu dışişleri bakanı yardımcısı Hazar denizi kıyıdaş ülkeleri oturumuna katılmak için bir heyet başkanlığında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitti.
İran dışişleri bakan yardımcısı İbrahim Rahimpur dün Bakü havaalanında İRNA haber ajansına yaptığı açıklamada, Hazar denizi kıyıdaş ülkelerinin 20 yıla yakın bir zamandır hazar denizi statüsünü hazırlamak yönünde çaba harcadıklarını belirterek, bu konvansiyonun içeriğinin bir bölümünün tüm ülkelerce kabul edildiğini ve şimdi ise geri kalan bölümü üzerinde görüşmelerin sürdürülmekte olduğunu bildirdi.
Hazar Denizi kıyıdaş ülkelerinin şu anda 5 ila 6 konu üzerinde halen görüşmeleri sürdürmekte olduklarını, İran’ın bu görüşmelerdeki modelinin- kazan-kazan olduğunu ve bu modelin tüm alanları içerdiğini belirten Rahimpur, balıkçılık, denizcilik, temel deniz kaynaklarının yer aldı bölgelerde su altı sınırlarının belirlenmesi, askeri ve güvenlik ve ekonomi konular ve serbest limanların bu görüşmelerde temel konular olduğunu söyledi.
Bu oturum öyle bir ortamda düzenlenmekte ki Hazar Denizi Kıyıdaş Ülkeleri 5. Zirve toplantısı bu yıl içinde Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenecek. Bunun için de özellikle bu çalışma grubu oturumunda kıyıdaş beş ülke anlaşmazlık konusu olan diğer hususların bir an önce çözümlenmesine gayret göstermekteler.
Beş ülke liderinin Hazar Denizi ile ilgili meseleler hususunda tevafuka varmalarına rağmen halen bazı ihtilaflı konu çözümsüz ortada kalmıştır. Bunun için de kıyıdaş beş ülke temsilcileri mevcut anlaşmazlıkların kazan-kazan modeline uygun ve tüm ülkelerin çıkarlarının korunacağı şeklinde çözümlenmesi ve zirve toplantısında imza için liderlere sunulması gerektiğini vurguluyorlar. Ki böyle bir sonucun elde edilmesi ve tam uyumun sağlanması elbette çözümsüz ve imkansız değil ve tüm katılımcı tarafları bunun farkında olup, çalışmalarını ona göre sürdürmekteler.
Yeni Hazar Denizi Statüsünün hazırlanması konusunda şu anada kadar bazı ihtilafi konular ön plana çıkmıştır. Birinci engel, 1998 ile 2003 yılları arasında Rusya, Kazakistan ve Azerbaycan Cumhuriyeti arasında imzalanan ikili ve üçlü anlaşmalardır. Zira Hazar denizi ile ilgili bu anlaşmaların yasal ve hukuki bir yönü bulunmayıp tüm kıyıdaş ülkelerin ortak anlaşma ve Hazar denizi statüsüne tamamen aykırıdır. Bu durum ise Hazar denizinin statüsünün belirlenmesini hemen hemen 20 yıllık bir gecikmeye maruz bırakmış bulunuyor. Örneğin Azerbaycan Cumhuriyeti Hazar denizi yataklarında bulunan üç petrol bölgesini Azeri, Çerağ ve Kepez olarak isimlendirmiş ve tüm kıyıdaş ülkelere ait bu bölgelerden tek başına petrol istihraç ederken Türkmenistan aynı petrol bölgelerini Türkmen başı, Osman ve Serdar olarak isimlendirmiş ve buraların kendine ait olduğunu savunmakta ve Azerbaycan’ın tek başına bu bölgelerden petrol ve gaz istiracına şiddetle itiraz etmektedir.
Bu anlaşmazlıkların yanı sıra, örneğin Azerbaycan-Rusya veya Rusya-Kazakistan arasındaki ihtilaflar gibi diğer bir takım ihtilaf daha mevcuttur ki genellikle bu ihtilaflar Hazar denizi yatağındaki kaynakların nasıl paylaşılması gerektiğiyle ilgilidir. Bunun için de bu anlaşmalar İran ve Türkmenistan tarafından kabul edilmemekte.
İşin aslına bakılacak olursa Hazar Denizi Kıyadaş ülkelerinden bazılarının, bu deniz kaynaklarından kendilerine daha fazla pay almak istemeleri ve sadece kendi çıkarlarını düşünmeleri, şu anda petrol ve gaz istihracında bulunan ülkelerin Bakü oturum öncesi kendi aralarında gizli görüşmelerde bulunmalarına sebep olmuştur. Bu süreç ise gelecek resmi oturumlardaki anlaşmazlıkların devam etmesi ve sorunun çözümlenememesine sebebiyet verebilir. Bunun için de Bakü oturumunda, kıyıdaş ülkeler liderleri zirve toplantısı öncesi bu gibi ihtilafların bir an evvel çözümlenmesi ve liderlerin önüne tüm komşuların çıkarının yer aldığı geniş kapsamlı bir planın getirilmesi umut edilir.
