İnkılab’ın 4. On yılında ilerleme ve adaletin tahakkuku için seçkinlerin aktif rolü şarttır

Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisi hüccetülislam Reisi İnkılabın 4. On yılında ilerleme ve adeletin tahakkuk bulması, seçkinlerin İslami medeniyetin gerçekleşmesi doğrultusunda basiret, zamanı tanıması ve aktif rolüne bağlı olduğunu ifade etti.

Astan News’un bildirdiğine göre Rehberlik Bilgeler meclisi üyesi hüccetülislam Reisi 31 Ocak Salı günü Dini ilimler merkezleri mezun öğrencileri ve hocalarından bir grubun katılımıyla Meşhed’in Firdevsi üniversitesinin Dr. Rahimizade konferans salonunda 16. Meşhet üniversiteleri dini ilimler bölümleri mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada  İslam İnkılabının zafer yıldönümü dolayısıyla tebriklerini sunarken, şöyle dedi:  Şafakta On gün şenlikleri sadece HŞ. 1357 yılının Behmen ayında gerçekleşen İslam İnkılabı zaferini anmakla sınırlı değildir ve bu etkinlikler aynı zamanda Kutsal İslami nizamın yeni bir şafağı ve doğuşunun tecellisidir.

İran İslam Cumhuriyetinin kuruluşu, iktidarı ve istikrarının gerçekleştiği sürece değinen Horasan dini ilimler merkezi yüksek konsey üyesi hüccetülislam Reisi, konuşmasını şöyle sürdürdü:  İnkılabın ilk On yılı, İnkılabın kuruluşuyla ilgiliydi ve düşmanlar bu süreçte İran İslam cumhuriyetinin kuruluşunu engellemek istiyordu; bu süreçte 8 yıllık savaşı İran  halkına dayattılar ve münafıkların fitnesi bu süreçte gerçekleşti; ancak İran halkı bu süreci başarıyla atlattı.

İnkılabın 2. On yılı, İnkılabın gücünün perçinleştiği dönem olduğunu kaydeden hüccetülislam Reisi, şöyle dedi: Bu dönemde düşmanların çabası nizamı kifayetsiz ve İslam ahkamının uygulanabilir özellikten yoksun olduğunu göstermeye yönelikti, ancak halkın direnişiyle nizamın gücünün pekiştiğine tanıklık ettik.

İslam İnkılabının 3. On yılını İnkılap mesajının sınır ötesinde yaygınlaştığı dönem olarak tanımlayan Rehberlik bilbeler meclisi başkanlık divanı üyesi hüccetülislam Reisi, konuşmasını şöyle sürdürdü:  Düşmanlar İnkılabın mesajının ülke genelinde yaygınlaşmasını engellemye yönelik çaba göstermesine rağmen İslam İnkılabının bağımsızlık ve haktaleplik mesajı bölge ve dünya genelinde özgürlükçü ve adalettalep halkıa ulaştı ve İslami uyanış hareketi birçok Müslüman halk arasında şekillenmeye başladı.

İslam İnkılabının 4. On yılının kalkınma ve adalet On yılı olduğunu kaydeden Horasan dini ilimler merkezi yüksek konseyi üyesi şöyle dedi: Bu dönemde İnsani kaynaklar özellikle genç ve taahhütlü insan güçlerine dayanıp iç kapasitelerden faydalanarak İslami ümmetin layıkı olduğu kalkınmayı elde edebiliriz; zira Müslüman milletler bu On yılda İnkılap sayesinde İslami kimliklerini yeniden kazanabildiler ve Müslüman olarak yaşamak istediklerini bildirdiler.

Üniversiteler ve dini ilimler merkezleri ve özellikle seçkin kesimlerin çağın şartlarını bilmeleri İslam İnkılabının 4. On yılında adalet ve kalkınmanın gerçekleşmesi için önemli hususlardan biri olduğunu kaydeden Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisi hüccetülislam Reisi, şöyle dedi: adalet ve kalkınma On yılında din alimleri, hocalar, talebeler ve öğrencilerin bilinçli olması bir hayli önem arzediyor; bilinçli olmak, seçkin kesimlerin çağın elzemleri ve şartlarını bilmeleri ve görevlerini anlayarak İslami Camiada adalet ve kalkınmanın tahakkuku doğrultusunda çaba göstermeleri anlamındadır.

Zamanı iyi değerlendirme, gereksinimleri belirleme ve yükümlülükleri yerine getirmenin İnkılabın hedefleri ve ülküleri doğrultusunda toplumun seçkin kesimlerinin büyük göevlerinden biri olduğunu kaydeden hüccetülislam Reisi, şöyle dedi: Bugün İstikbar cephesi, El-kaide, IŞİD ve Seleficilik gibi kendi türettiği hareketleri İslam dünyasını meşgul etmek ve gericiliğe maruz bırakmak amacıyla Müslüman milletlere dayatmıştır, ta ki Müslüman toplumların İslam adına bir medeniyet kurmasının önünü engellesin. Böylesi şartlarda Müslüman seçkin kesimler kendilerini sırf dini ilimler merkezleri ve üniversitelerin ilgilendiği konularla sınırlı tutmayarak, bu mübarek işlerin yanı sıra İslam dünyasının gelişmeleri ve sulta düzeninin komplolarına dikkat ederek, İslami medeniyet ülkülerinin tahakkuk etmesi doğrultusunda hareket etmelidirler.

Dünya halkının öz İslam ve akılcı Şia mezhebine eğilimindeki artışa değinen Rehberlik Bilgeler meclisi üyesi hüccetülislam Reisi, konuşmasını şöyle sürdürdü:  Son yıllarda dünyanın öz Muhammedi İslam ve akılcı Şia mezhebine ilgisi daha da arttı ve birçokları beşeriyetin kurtarıcısı olan yolun Ehli Beyt (as) İslam’ı olduğunu söyledi.

İran İslam Cumhuriyetinin dünyada akılcı Şia mektebinin bayraktarı olduğunu kaydeden hüccetülislam Reisi, şöyle dedi: Bir zamanlar kendi ülkelerinde İslami Şia merkezlerinin faaliyetlerini engelleyen siyasetçiler, bugün bu merkezlerin kurulması için on ayak olarak Şii alimleri o merkezlerde bulunması için davet ediyorlar.

Konuşmasının sonunda dini ilimler merkezleri ve üniversitelerde Tevhidi bakış açısının hakim olması gerektiğini kaydeden Horasan dini ilimler merkezi yüksek konsey üyesi hüccetülislam Reisi, şöyle dedi:

Dini ilimler merkezlerinde, üzerinde araştırma ve inceleme yapılan husus, Kavlullah(Allah’ın sözü) ve üniversitelerde öğrencilere verilen dersler ise, Filullah (Allah’ın fiili)’dir.

Müslüman toplumlarda dini ilimler merkezleri ve üniversitelerin ortak hedefleri söz konusu olduğunu kaydeden hüccetülislam Reisi, şöyle dedi: Toplum ve İslami devlette tevhidi saik ve düşünce, dini ilimler merkezleri ve üniversitelerin ortak stratejisidir. İlmin, ilim sahibi ve başkalarını yüce makamlara sevketmesi için tevhidi yönü olması gerekiyor.

Söz konusu merasimin sonunda Meşhet üniversiteleri dini ilimler seçkin öğrencileri Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisinden mezuniyet belgelerini teslim aldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.