Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı Nuri Maliki dün Salı günü Lübnan el-Ahbar gazetesine verdiği demecinde Irak’ın iç meseleleri ve bölge olayları özellikle de Riyad oturumu hakkında düşüncelerini açıkladı.
Nuri Maliki’nin açıklamaları, Irak’ın iç meseleleri ve bölge olaylarıyla ilgili iki önemli eksen üzerine kuruludur.
İç gelişmelerle ilgili olarak dört temel boyuta temas etmiştir. Nuri Maliki Irak başbakanlığı için yeni bir program ve çalışmasının bulunmadığını belirtti. Bunun önemi ise Irak’ın önümüzdeki yıl içinde yeni bir meclis seçimlerine gidecek olması ve seçimler sonucu partiler arasında yeni hükümeti kurma yarışının yapılacak olmasından kaynaklanıyor. Maliki liderliğindeki Irak ulusal koalisyon grubu 2014 yılında Irak meclisinde en büyük grubu oluşturması göz önüne alınarak Maliki liderliğindeki bu grubun gelecek yılki seçimlerde de ekseriyeti elde etmesi büyük bir olasılıktır. Nuri Maliki’nin, 2014 yılında seçimlerin ilk partisi olarak çoğunluğu elde etmesine ve Irak’ta yeni hükümeti kurmasının kendi hakkı olmasını dile getirmesine rağmen geniş çaplı iç ve dış muhalefetlerden ve ülkenin karışmaması amacıyla Nuri Maliki bu hakkından feragat etmiş ve yeni hükümeti Haydar el-İbadi’nin kurmasını kabul etmişti. Bir başka husus Maliki’nin daha şimdiden Irak’ın gelecek başbakanlığı için bir planının olmadığını açıklaması onun devlet ve ulusal çıkarları kendi çıkarlarından ön plana aldığını ve ülkenin yeni bir çıkmaza girmesini istemediğini gösteriyor. Bu arada Maliki, başbakan Haydar el-İbadi’nin terörizmle mücadele planını desteklemesine rağmen ülkenin ekonomik ve siyasi vaziyetinden pek de hoşnut olmayıp bu hususta İbadi hükümetine eleştirilerde bulunmaktadır.
Irak Halk Milis Güçleri Haşdi Şaabi’yi himaye etmek Nuri Maliki’nin Lübnanlı gazeteye verdiği demecindeki açıklamasının ikinci boyutunu oluşturmakta. Maliki öyle bir ortamda Irak cumhurbaşkanı yardımcısı olarak Haşdi Şaabi güçlerinin varlığını ve faaliyetlerini desteklemektedir ki bu güçler bugün Irak yönetiminin yerli ve yabancı karşıtlarının çok ağır eleştiri ve baskısı altında bulunuyor.
Irak’lı iç gruplar arasındaki ilişkiler Maliki’nin açıklamasının üçüncü önemli boyutunu oluşturmaktadır. Maliki, Iraklı Şii gruplar içerisinde sadece Sadr grubunun aykırı davrandığını ve sürekli olarak olayları başka yönlere çekmeye çalıştığını belirtti. Diğer yandan Nuri Maliki, Irak Şii taklit merciliğinin, Şii grupların birlik ve dayanışmasında önemli bir rol ifa ettiğini belirtmiştir. Maliki ayrıca, Türkiye ve Suudi rejimi gibi ülkelerin izledikleri yanlış ve müdahaleci siyasetlerin Irak’ta özellikle Sünni gruplar arasında iç anlaşmazlıkların baş göstermesine sebep olduğunu belirtmiştir.
Maliki’nin bu açıklama ve değerlendirmeleri aynı zamanda 2018 yılında parlamento seçimlerinde Irak’ın iç grupları arasındaki rekabetlerle ilgili bir tabloyu da göstermektedir.
Nuri Maliki’nin sözlerindeki iç gelişmelerle ilgili 4. önemli husus ise Irak Kürdistan bölgesinin yerel yönetiminin olumsuz, aykırı davranışlarıyla ilgiliydi.
Maliki, Kürdistan yerel yönetim Başkanı Mesud Barzani’nin Irak, İran, Suriye ve Türkiye’yi parçalayarak büyük Kürdistan’ı kurmaya çalıştığını söyleyerek, “Barzani, bağımsızlık hamlesinden vazgeçmediği takdirde askeri güç kullanımının kaçınılmaz olduğunu, Kürdistan yerel yönetiminin tüm hamlelerinde sırtını İsrail’e dayadığını ve Irak, İran, Suriye ve Türkiye’nin Barzani’nin bu amacına karşı birlik olması gerektiğini dile getirdi. Maliki Kürdistan yere yönetiminin bu tutumunun ise iki faktörden kaynaklandığını, birincisinin Kürdistan bölgesinin karşı karşıya bulunduğu iç sorunlar olduğunu ve Barzani’nin Kürdistan’ın bağımsızlık meselesini gündeme getirterek kamu oyunun dikkatini başka yönlere çekmeye çalışıyor. İkincisi Barzani, Irak Kürdistan bölgesinin bağımsızlığı konusunda sadece işgal rejimi İsrail’in desteğine güveniyor. Oysa Irak’ın komşu devletleri İran, Türkiye ve Suriye kesinlikle böyle bir duruma kesinlikle karşıdırlar. Bunun için Maliki, Kürdistan’ın bağımsızlık iddiaları mevcut gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Bölgesel bazda ise Maliki’nin en önemli açıklamasında en önemli husus 21 Mayıs tarihinde ABD başkanının huzurunda beş Arap ülkesi liderinin katılımıyla düzenlenen Riyad oturumu idi. Maliki bu hususta üç önemli hususu dile getirdi. Birincisi bu oturumdan asıl menfaati Amerika ve siyonist İsrail rejiminin sağlamış olmasıydı. İkincisi husus Maliki Suudi rejimini, tüm paralarını kaybeden ama eline sıkıştırılan oyuncaklarla kendini avutan bir çocuğunu durumuna benzetti. Üçüncü husus ise bu oturumda İran karşıtlığı gerçi ön plandaydı ama Maliki açısından bu oturuma katılan ülkelerin hiç biri ve hatta Amerika bile İran İslam Cumhuriyetine karşı askeri bir girişimde bulunma cesaretini gösteremediklerini resmen dile getirmeleri dikkatlerden kaçmamıştır.
